Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu değişiyor

ANKARA (AA) -  Hükümet, Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu değişiklik tasarısını TBMM'ye sevk etti. Sözleşmeli Erbaş ve Erlere, geniş haklar getiren tasarıyla, Sözleşmeli erbaş ve er olarak en az yedi hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanların, ilgili mevzuatlarındaki şartları taşımaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadro ve pozisyonlarına bu maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde atanması da hükme bağlanıyor. Ayrıca, görev sırasında kaçırılan TSK mensuplarının durumunu yasal zemine kavuşturan düzenlemeyle, "kusursuz görülenler ile haklarında kovuşturmaya yerolmadığı veya beraat kararı verilenlerin birliklerinden ayrı geçirdiği süreler hizmetten sayılır ve ödenmemiş özlük hakları ödenir” hükmü getiriliyor.

TSK İç Hizmet Kanunu'nun yanı sıra İl Özel İdaresi Kanunu, Yüksek Askeri Şura Kanunu, TSK Personel Kanunu, Askeri Yasak Bölgeler Kanunu, Askerlik Kanunu ve Türk Sivil Havacılık Kanunu, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu, Madalya ve Nişanlar Kanunu'nda değişiklikler öngören Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Değişiklik Öngören Tasarı'da önemli değişiklikler yer alıyor. 35 maddeden oluşan Tasarı'nın 1'inci maddesiyle, 10 Mart 2011'de yürürlüğe giren 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, “Her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce, sözleşmeli erbaş ve erler sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde, sözleşme kendiliğinden sona erer. Terörle mücadele sırasında veya bu görevlerinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların sözleşme süreleri, akıbetleri açıklığa kavuşturulana kadar kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince, Genelkurmay Başkanının onayı ile talebe bakılmaksızın bu kanunda belirtilen yaş haddini geçmemek üzere uzatılabilir” şeklinde değiştiriliyor. 

 Tasarı'nın 2'nci maddesiyle Kanun'un 7'inci maddesine, “Esir düşen, görevi sırasında harp gaibi olan veya enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevlerinden dolayı alıkonulan ya da kaybolan sözleşmeli erbaş ve erler hakkında 926 sayılı Kanun hükümleri uygulanır” ibaresi ekleniyor. Sözleşmeli erbaş ve erlerin ilk ve müteakip birliklere tertibi ilgili olarak, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Personel Başkanlıklarının yetkili kılındığı tasarıya göre bu şekilde tertip edilen personel hakkında 1111 sayılı Kanunun erbaş ve erlere ilişkin hükümlerinin uygulanması hükme bağlanıyor. 

-Sözleşmeli erbaş ve erlere kamuya geçiş fırsatı-

Sözleşmeli çavuşlar, uzman erbaşlığa uzman çavuş rütbesiyle başlamasını öngören tasarıya eklenen ek maddeye göre, sözleşmeli erbaş ve er olarak en az yedi hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanların, ilgili mevzuatlarındaki şartları taşımaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadro ve pozisyonlarına bu maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde atanması da hükme bağlanıyor. Sözkonusu personelin, kamu kurumlarında istihdamı ise şu şekilde düzenleniyor : 

"Sözleşmeli erbaş ve erlerden talepte bulunanların bilgileri, hizmet süresi en fazla olandan başlamak üzere İçişleri veya Milli Savunma Bakanlıkları tarafından yılda bir defa Şubat ayının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. İlgili personelin bildirilmiş olması atanma için tek başına hak teşkil etmez. Bu madde kapsamında personel istihdam etmek isteyen kamu kurum ve kuruluşları atama yapmak istedikleri boş kadro ve pozisyon sayısının iki katı kadar adayı Devlet Personel Başkanlığından her yılın 15 Mart tarihine kadar talep ederler. Devlet Personel Başkanlığınca 1 Mayıs tarihine kadar yılda bir defa kamu kurum ve kuruluşlarına sözleşmeli erbaş ve er olarak hizmet süresi en fazla olandan başlayarak aday listeleri gönderilir. Bir ay içinde yapılacak mülakatta başarılı bulunarak atananların bilgileri bir ay içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir."

Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nda yapılan bir başka düzenlemeye göre, ataması yapılan personelin göreve başladığı tarihten itibaren atandığı kadro veya pozisyonun mali ve diğer haklarından faydalandırılması hükme bağlanırken, bu personelin sözleşmeli erbaş ve erlikte geçen hizmet süreleri, 657 sayılı Kanunda öngörülen öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla, başlangıç derece ve kademelerine her yıl bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl bir derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak aylık, derece ve kademeleri ile emekli ikramiyesinin hesabına esas sürenin tespitinde değerlendirilmesine ilişkin hükümler getirildi.  Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanların ise bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemeyeceği hükmü getirilirken, sıkıyönetim, seferberlik, savaş veya terörle mücadeleden kaynaklanan zorunlu hâllerde, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından birinci fıkrada belirtilen hizmet süresinin uzatılabileceği hükme bağlandı.

Başvuru, mülakat, atama ve diğer işlemlere ilişkin usul ve esasların İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları ile Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi öngörülürken, ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli bilgi ve belgeleri istemeye, araştırma ve inceleme yapmaya ve uygulamayı yönlendirmeye Devlet Personel Başkanlığı yetkili kılınıyor. 

-Yedek subaylara ölüm ve sakatlanma aylığı-

Tasarıyla ayrıca, 16 Haziran 1927 tarihinden bu yana yürürlükte olan 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununa ek madde eklendi. Yedek subaylık görevini yerine getirirken hayatını kaybeden TSK personelin ailesine ölüm aylığı bağlanması ve yine görevi sırasında sakat kalan yedek subayların durumu şu şekilde düzenlendi : 

"Bu Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlere, askerliğe sevk edildiği tarihten geçerli olmak üzere; yedek subaylar için sınıf okulunda geçen sürenin bitiş tarihine, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olacaklar için temel askerlik eğitimi süresinin bitiş tarihine, erbaş ve er olarak yerine getirenler için ise askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hale gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine 400.000 gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir. Ancak, söz konusu olayların gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, izin tecavüzü, hava değişimi tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hale getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile kullanmak suçundan hüküm giyenlerin, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarında bu ödeme yapılmaz. Bu tazminattan damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz ve bu tazminat haczedilemez. Tazminatın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları tarafından müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir."

-Ölüm ve sakatlanma tazminatı-

Tasarıyla ayrıca 1111 sayılı Kanun'a ek madde eklenerek, "Bu Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlere; askerliğe sevk edildiği tarihten, askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hale gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine 400.000 gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir" hükmü getiriliyor. 

 

İçerik Yanı Reklam 3